İtalya’nın başkenti Roma’da yürütülen bir güçlendirme çalışması, yaklaşık 1.800 yıllık büyük bir antik yapının ortaya çıkmasını sağladı. Villa Celimontana’da bulunan MS 2. yüzyıla ait yapıda mozaikler, freskler, boyalı tavan parçaları ve değerli taş kaplamalar gün yüzüne çıkarıldı.
Arkeologlar şimdi yapının gerçek işlevini belirlemeye çalışıyor. Zengin süslemeler buranın seçkin bir Roma konutu olabileceğini düşündürürken konumu ve bazı arkeolojik ayrıntılar, yapının Antik Roma’nın itfaiye ve gece güvenliğinden sorumlu Vigiles teşkilatının 5. Kohortu ile bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.
Keşif Bir Duvarı Güçlendirme Çalışmasıyla Başladı
Keşif, Roma’nın tarihi Caelius Tepesi’ndeki Villa Celimontana’da yürütülen bir koruma projesi sırasında yapıldı. Çalışmanın ilk amacı, 16. yüzyılda Villa Mattei olarak düzenlenen alanın bulunduğu platoyu destekleyen eski duvarı sağlamlaştırmaktı.
İncelemeler sırasında tek bir yapı olduğu düşünülen destek duvarının aslında yan yana inşa edilmiş iki farklı duvardan oluştuğu belirlendi. İç taraftaki duvarın üst bölümünde yapılan kazılar ise Roma İmparatorluk dönemine ait büyük bir yapı kompleksini ortaya çıkardı.
İtalya Kültür Bakanlığı’na göre yapı MS 2. yüzyılda inşa edildi ve MS 3. yüzyıldan itibaren önemli değişiklikler geçirerek yeniden düzenlendi.
Sekiz Oda Ortaya Çıkarıldı
Kazılarda şimdiye kadar yapıya ait sekiz mekan belirlendi. Bunların beşi tamamen kazılırken üçü yalnızca kısmen ortaya çıkarılabildi.
Arkeologlar yapının mevcut kazı alanının ötesine doğru devam ettiğini düşünüyor. Ancak Villa Celimontana’daki anıtsal servi ağaçları ve projenin mevcut sınırları nedeniyle kompleksin tamamında kazı yapmak mümkün olmadı.
Ortaya çıkarılan kalıntılar, yapının küçük ve sıradan bir bina olmadığını gösteriyor. Oda düzeni ve yüksek kaliteli dekorasyonlar kompleksin Roma döneminde önemli bir işleve sahip olduğuna işaret ediyor.
Deniz Canlılarıyla Süslenmiş Mozaik Bulundu
Keşfin en dikkat çekici bölümlerinden biri, deniz temalı büyük bir taban mozaiği oldu. Mozaiğin merkezinde büyük bir kap yer alırken çevresinde yunus, balık, ıstakoz ve yengeç tasvirleri bulunuyor.
Yapıda ayrıca daha eski bir mozaik zemine ait parçalar da ortaya çıkarıldı. Bu alt tabakanın Antoninler dönemine ait olduğu değerlendiriliyor ve yapının farklı dönemlerde değişiklik geçirdiğini gösteriyor.
Arkeologlar mozaiklerin yanı sıra geniş boyalı tavan parçaları, freskler ve renkli taşların geometrik biçimlerde bir araya getirildiği opus sectile kaplamalar da buldu.
Boyalı Tavan Parçaları da Korunmuş
Yapının dekorasyonu yalnızca zeminlerle sınırlı değil. Kazılarda kırmızı ve mavi renkli büyük dairesel motiflerin yer aldığı boyalı tavan parçaları da gün yüzüne çıkarıldı.
Duvar ve tavan süslemeleriyle birlikte değerlendirildiğinde kompleksin oldukça yüksek bir dekoratif kaliteye sahip olduğu görülüyor. Bu durum, yapının varlıklı bir aileye ait büyük bir konut olabileceği ihtimalini güçlendiren unsurlardan biri.
Ancak arkeologları başka bir ihtimale yönelten önemli ipuçları da bulunuyor.
Antik Roma İtfaiyesinin Kışlası Olabilir
Yapının bulunduğu bölge, Antik Roma’nın Vigiles olarak bilinen itfaiye ve gece güvenlik teşkilatı açısından önemli bir konumda bulunuyordu. Araştırmacılar yeni keşfedilen kompleksin Vigiles’in 5. Kohortu ile bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.
Bu ihtimali güçlendiren ayrıntılardan biri deniz temalı mozaiğin tasarımı. Benzer bir kompozisyon, Roma’nın antik limanı Ostia’da bulunan ve Vigiles tarafından kullanıldığı bilinen bir kışlada daha önce tespit edilmişti.
Villa Celimontana’daki yapının konumu da bu bağlantıyı destekleyen unsurlar arasında. Bölgede Vigiles teşkilatının 5. Kohortu ile ilişkili başka arkeolojik buluntuların bulunduğu biliniyor.
Vigiles Kimdi?
Vigiles, Roma İmparatorluğu döneminde kentin yangınlarla mücadele etmesinden ve geceleri kamu düzeninin sağlanmasından sorumlu teşkilattı. Özellikle sıkışık yapılaşmanın ve ahşap yapıların yaygın olduğu Antik Roma’da yangınlar kent yaşamının en büyük risklerinden biriydi.
Teşkilat farklı kohortlara ayrılmıştı ve her birlik Roma’nın belirli bölgelerinden sorumluydu. İtfaiye görevlerinin yanı sıra gece devriyeleri gerçekleştiriyor ve kamu güvenliğinin korunmasında rol oynuyorlardı.
Villa Celimontana yakınındaki 5. Kohort kışlasının su ihtiyacının bölgedeki su kemerlerinden karşılandığı biliniyor. Yeni bulunan yapının bu askeri ve kamusal kompleksin bir parçası olup olmadığı ise henüz kesinleşmiş değil.
Yapı Bir Roma Villası da Olabilir
Arkeologların değerlendirdiği diğer olasılık, yapının varlıklı bir Roma ailesine ait özel konut yani domus olması. Caelius Tepesi, Roma döneminde seçkin konutların bulunduğu bölgelerden biri olarak biliniyor.
Mozaiklerin, fresklerin, boyalı tavanların ve opus sectile kaplamaların kalitesi de bu ihtimalle uyum gösteriyor. Böyle bir dekorasyon, yapının yüksek statülü kişiler tarafından kullanılmış olabileceğini düşündürüyor.
Bu nedenle mevcut buluntular tek başına yapının bir kışla olduğunu kanıtlamıyor. İki ihtimalin birbirinden ayrılabilmesi için yapı kalıntılarının, mimari düzenin ve kazı sırasında bulunan diğer materyallerin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekiyor.
Kesin İşlevi Araştırmalar Sonrasında Belirlenecek
İtalya Kültür Bakanlığı da yapının işlevi konusunda henüz kesin bir sonuca ulaşılmadığını vurguluyor. Kazının bilimsel sorumlusu Simona Morretta’ya göre asıl değerlendirme süreci, yapıların ve kazı materyallerinin ayrıntılı incelenmesiyle devam edecek.
Eğer yapının Vigiles’in 5. Kohortu ile ilişkili olduğu doğrulanırsa keşif, Roma İmparatorluğu’nun en önemli askeri ve kamu hizmeti komplekslerinden birinin tahmin edilenden daha geniş bir alana yayıldığını gösterebilir.
Buna karşılık yapının bir domus olduğunun belirlenmesi, Caelius Tepesi’ndeki seçkin Roma konutlarının mimarisi ve dekorasyonu hakkında yeni bilgiler sağlayacak.
Restorasyon Çalışması Arkeolojik Kazıya Dönüştü
Villa Celimontana’daki keşif, tarihi kentlerde yürütülen koruma çalışmalarının beklenmedik arkeolojik buluntulara nasıl dönüşebildiğini gösteren dikkat çekici örneklerden biri oldu.
Başlangıçta yalnızca eski bir destek duvarının güvenliğini sağlamayı amaçlayan proje, MS 2. yüzyıldan kalan ve sonraki yüzyılda yeniden düzenlenen büyük bir Roma yapısının ortaya çıkarılmasıyla kapsamlı bir arkeolojik araştırmaya dönüştü.
Mozaikler, freskler ve mimari kalıntılar üzerinde sürdürülecek çalışmaların, yapının kimler tarafından ve hangi amaçla kullanıldığına ilişkin daha kesin sonuçlar vermesi bekleniyor.


Bir yanıt yazın